‘Mini Mucitler’in Büyük Buluşları !

Geceleri pek çok rüya görüyorsunuz ama uyandığınızda hiçbir şey hatırlamıyorsunuz. O halde hemen rüyalarınızı akıllı telefonunuza kaydeden ‘Rüya Kapanı’ adlı cihazı edinin! Ya da hamile eşinizin bazen yardıma ihtiyacı oluyor ancak size her istediğinde ulaşamıyor. Öyleyse bir çift bileklik alın; eşinizin size ihtiyacı olduğu anda bilekliğindeki düğmeye bassın ve kolunuzdaki bileklik de sizi uyarsın! Bunun gibi pek çok ‘Zihni Sinir’ projesinin hayal ürünü olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Artık bu projeleri hayata geçiren ‘maker’lar var!

Eskiden haftalarca süren, çok pahalıya mal olan ürünleri üç boyutlu yazıcılarla hızlı ve ekonomik bir şekilde üreten maker’lar, nam-ı diğer mini mucitler, model uçak da yapabiliyor; takı, oyuncak ya da herhangi bir obje de… Gelişen teknolojiyle ortaya çıkan ve ABD’li Dale Dougherty öncülüğünde kurulan Maker Hareketi, son birkaç yıldır dünyayı kasıp kavuruyor. Türkiye’de bu yılın başında ‘Makers Türkiye’ adıyla kurulan grup da onlardan biri. 12-13 Kasım’da Haliç Kongre Merkezi’nde yapılacak Turkcell Teknoloji Zirvesi çerçevesinde İstanbul Mini Maker Faire başlıklı panayıra ev sahipliği yapmaya hazırlanan grup, şimdiye kadar ürettikleri ses getiren tüm işleri sergilemeyi hedefliyor.

HER ÜRÜN TASARLANIR

Makers Türkiye hareketinin Facebook sayfasında mimar, mühendis, yazılımcı gibi farklı mesleklerden yedi bini aşkın üye bulunuyor. Birlikte üretim yaptıkları ve ‘Makerspace’ adını verdikleri mekanlarda buluşuyor, yazılım üretmekten lehim yapmaya pek çok bilgiyi paylaşıyorlar. Üstelik tasarladıkları cihazların nasıl yapıldığını da internette yayınlıyorlar. Makers Türkiye’nin koordinatör isimlerinden biri Ongun Tan. Maker’lığın Türk insanın zaten içinde var olduğunu belirten Tan, bu işi Türkiye’de yürütmenin çok da zor olmadığını anlatıyor: “Aslında maker’lık endüstriyel ürünlerin üretim zorluğundan ortaya çıkan bir hareket. Biz bir ürünle ilgili sorun yaşadığımızda onu kendimize göre esnetme, geliştirme yeteneğine sahibiz. Yapılması çok yüksek maliyet gerektiren ürünleri kendi başımıza tasarlayıp üretebiliyoruz. Yapmak istediğiniz bir ürünü araştırdığınızda internette her bilgiye ulaşıp üç boyutlu yazıcıyla o ürünü üretmek artık mümkün! Maker’lar olarak forumlar aracılığıyla birbirimize ulaşıyor, kafamıza takılan her ürünü geliştirebiliyoruz.”

Türkiye’deki maker’larla ilgili net bir sayı vermek mümkün değil. Çünkü evinde yemek yapan biri de mahalle arasında marangozluk yapan bir usta da maker sayılıyor. Tan,  artık çocukların da ‘Elimdeki malzemeyle ne üretebilirim?’ diye sorgulamaya başladıklarını söylüyor: “Türkiye’de teknolojiye meraklı olanlar genellikle erkekler ama maker’lar arasında kadınlar da çok var. Daha çok tekstil ürünleri, takı gibi tasarımlara meraklılar. Örneğin, ısıya reaksiyon veren ve renk değiştiren kıyafet tasarlayabiliyorlar. Maker Hareketi kadın, erkek, yaşlı, çocuk demeden herkesi üretime davet ediyor. 12-13 Kasım’daki panayırda 7’den 77’ye üretim yapan maker’lar bir araya gelip ürünlerini sergileyecekler. Bu panayırlar onların işlerini sergiledikleri, şirketlerle iletişim kurdukları alanlar.”

HAYALLERİ GERÇEĞE DÖNÜŞTÜREN ÖĞRETMENLER

Maker’lar arasında öğretmenlik yapanlar da var; Ziya Bahtiyar ve Hakan Ataş gibi… Öğrencileriyle birlikte çalışıyorlar: “Geçenlerde bir öğrencim ‘Artık hayallerimin peşinde koşmuyorum, hayallerimi gerçekleştiriyorum’ dedi. Çocuklar legoyu çok seviyor, biz de bununla farklı tasarımlar yapıyoruz. Örneğin, programlanabilir bir lego seti yaptık. Legonun tuğla, tekerlek gibi statik parçaları var. Onlara hareket verebilmek ve etkileşim kazandırmak için farklı sensörlerle legoyu canlı hale getiriyoruz.”

Protez el yerine Robohand

Türkiye’deki maker gruplarından biri 5Dakika ekibi. Hakan Pakten ve Zeynep Karagöz’ün kurduğu bu ekip web projelerinden sosyal sorumluluk çalışmalarına pek çok farklı tasarıma imza atıyor. Bunlardan biri de Robohand adlı robotik el projesi. Pakten, Robohand’i Türkiye’de üretme yolculuklarını anlatıyor: “Bir süre önce Güney Afrikalı bir marangoz kazayla parmağını kesti. Ardından kendisi için üç boyutlu yazıcıyı kullanarak robotik bir parmak geliştirdi. Bunun yapılışını da internetten paylaştı. Bu robotik parmakla ilgili zamanla farklı projeler ortaya çıktı; komple el tasarımı, beş ya da dört parmak tasarımı gibi… Şimdi de  robohand var. Türkiye’de denemeye karar verdik ve başarılı olduk. Gönüllümüz Mehmet’in sağlam elinden alınan ölçülere yapılan tasarımla işe başladık. İlk takıldığı andan itibaren Mehmet hızla bu tasarıma uyum sağladı. Çünkü Türkiye’de maalesef protez sorunu var. Özellikle eli olmayan çocuklar, aynı zamanda büyüdükleri için altı ayda bir el ve kol protezlerinin de değişmesi şart. Bir protezin fiyatı 10 bin-40 bin dolar arasında. Robohand ise 200-300 dolara mal oluyor. Üstelik hareket de ediyor. İhtiyacı olanlar bunu bizden temin edebilir ya da internetteki videoları izleyerek kendileri tasarlayabilir. Bunu bir sosyal sorumluluk projesi olarak görüyoruz.” Zeynep Karagöz, projenin tamamen halka açık olduğunu, isteyen herkesin hayata geçirebileceğini söylüyor.

KÖTÜ KOKULARI YOK ETTİ

42 yaşındaki Alpay Kasal maker’lıkla ABD’de yaşarken tanışmış. Orada pek çok tasarıma imza atan Kasal, altı ay önce Türkiye’ye dönmüş. Üç boyutlu yazıcıyla kuşların barınabileceği evler tasarlayan Kasal, bunu şehrin her yerine yaymayı planladığını söylüyor. Kasal’ın farklı bir üretimi daha var! İstanbul’a taşındıktan sonra Beyoğlu’nda kaldığı evde gider borularından gelen koku Kasal’ı rahatsız edince farklı bir ürün tasarlamış: “Apartmandaki gider borularının kanalizasyona bağlandığını gördüm. Apartman kötü kokuyordu! Rüzgarlı havalarda kokunun az geldiğini fark ettim. Çatıda bu boruların bacaları vardı. Karaköy’den de rüzgar estiren ucuz bir motor alıp bacanın üstüne taktım. Adını da ‘Koku Yok Edici’ koydum. Binadaki koku yok oldu!”

Anneler tam bir maker

Kadıköy Yeldeğirmeni’nde bulunan İskele 47 adlı atölye, makerlara ve özellikle de öğrencilere hayallerindeki ürünü geliştirme olanağı sunuyor. İskele 47’nin kurucuları arasında Bager Akbay, Osman Koç ve Zeynep Nal Sezer yer alıyor. Koç ve Akbay, atölyede ‘Zihni Sinir’ icatların yanı sıra uluslararası alanda ses getirecek tasarımlara da imza attıklarını vurguluyor: “Lehim yapmakla başlayıp internet aracılığıyla neler yapabileceğini öğrenebilirsiniz. Atölyelere gidip tasarlamak istediğiniz ürün için oradaki aletleri kullanabilirsiniz. O yüzden herkes maker olabilir. Örneğin, anneler çok iyi birer maker! Sürekli yeni, pratik ve günlük hayata uygulanabilen çözümler üretiyorlar.”

 

Star Gazetesi 18 Ekim 2014 Cumartesi  23:39 Aslı Gür’ün yazısından alıntılanmıştır.